Boş Levha
Okunmaya Değer İçerikler

Çok Satması Gereken Kitaplar

0

1-Kağıt Gemiler-Ayşegül ÇELİK

Ayşegül Çelik’ten aklımızın içindeki Ağrı’ya yüzdürülen kağıt gemiler..

Yazar bu topraklara ince ince sinmiş hikayeleri içimize işleyen, kalbimizi burkan bir merhametle ve büyük bir ustalıkla anlattığı Kağıt Gemiler’le 2010 Yunus Nadi Öykü Ödülü’nü aldı.

 

2-Biraz Dolaşacağım

Büyük çoğunluğu Türkiye’de yaşayan, öykülerini anadillerinde, Kürtçe yazan genç öykücüler.. Öykülerin Türkçe çevirilerini Şexo Filik, editöryal hazırlıklarını Ercan Yılmaz yaptı. Okuyunca göreceksiniz, Kürt edebiyatı, geleneksel anlatım sanatlarını kullanarak toplumla kültürel bir bağ kurmakla kalmıyor, gerçekçi edebiyat geleneğini, modern ve postmodern anlatı yöntemlerini ve ülkemizde öykünün bugün geldiği noktanın tüm olanaklarını Kürtçeye taşıyor. Bu başarılı yazarların çizdiği manzaranın acısını, yarasını ve mizahını elinizdeki kitapta bulabilirsiniz.

 

3-Kabuk Adam-Aslı ERDOĞAN

Dünya okurlarınca ”geleceğe kalacak elli yazar” arasında sayılan Aslı Erdoğan’ın yayımlandığı günden bugüne değerini ve yerini kaybetmemiş ilk romanı : Kabuk Adam. Türk edebiyatında olduğu kadar dünya edebiyatında da yeni bir yazarın doğuşuna tanıklık eden kitap. Şık olmakla cinayet işlemek arasındaki o çok ince çizginin öyküsü.

 

4-Çöp Masalları-Latife TEKİN

Latife Tekin manilerle, tekerlemelerle ördüğü kendine has diliyle öyküsünü anlatırken, yoksulluğa, yabancılığa, sürgün edilmişliğe sahici ve içeriden bir bakışla yaklaşıyor. Bir gecede türeyen ve ”alnında kara derin harflerle, fabrikalar, çöp ve rüzgar yazılı” kondularda yaşananları, gerçekçi bir noktadan şevkatle anlatıyor.

 

5-Susulacak Ne Çok Şey Var Aramızda-Ezgi POLAT

Genç öykücülerimizden Ezgi Polat, ilk kitabı Susulacak Ne Çok Şey Var Aramızda ile okurun karşısına çıkıyor. Polat’ın öyküleri, yaşadığımız günlerin içeriden bir dökümü. Duygu hallerimizin, itirazlarımızın ve sustukça büyüttüğümüz ortak sorunlarımızın öyküleri. Öykü kişilerinin bol bol konuştuğunu, ama her konuşmada asıl çabalarının aslında aktarmaya değil, üstünü kapatmaya yönelik olduğunu göreceksiniz. Tıpkı kitabın adı gibi; Susulacak Ne Çok Şey Var Aramızda..

 

Bonus: Güzellik Salonu-Mario Bellatin

Güzellik Salonu, Meksikalı yazar Mario Bellatin’in Türkçedeki ilk kitabı. Kadın giysileri giymekten hoşlanan bir anlatıcının sahibi olduğu güzellik salonu, zamanla salgın hastalıklardan mustarip, hastanelerde hor görülen, Homokatilleri Çetesi’nin saldırılarına maruz kalan ve toplum dışına itilen erkek hastalar için bir bakımevine dönüşüyor.Kendisi de hasta olan anlatıcının biricik uğraşıysa, özenle dekore ettiği akvaryumlarda balık beslemek.

New York Times’in Camus’un Veba’sını ya da Saramago’ nun Körlük’ünü çağrıştırdığını belirttiği Güzellik salonu, hastalık,ölüm,yoksunluk,ve egemen cinsiyet kavrayışını sorgulamamızı sağlayan, sarsıcı, huzursuz edici bir roman.

Ve son 25 yılın en iyi 100 İspanyolca kitabı arasında 19. sırada

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.