Boş Levha
Okunmaya Değer İçerikler

Dünya Ağrısı

0

Bu yazımızda sizlere Ayfer Tunç’ a ait Dünya Ağrısı isimli kitabından bahsetmek istedik.Ayfer Tunç yazarlık hayatının 25. yılında Dünya Ağrısıyla çıkıyor karşımıza.

Hayali gezgin olmak isteyen Mürşit’in planları babasının ani rahatsızlığı ile deyim yerindeyse tepetaklak olur. Babasından kalma bir oteli işletmek zorunda kalan Mürşit küçük bir şehirde sıkışıp kalırken, ailevi sorumlulukları sırtına bir yük gibi biniyor. Fedakarlıklarını, yaşayamadığı bir hayatın cezası olarak görüyor. Çünkü Mürşit’in dünya algısı çok farklı.Mürşit aslında kendini cezalandırırken, hayatındaki herkese de oklarını fırlattığının farkında mıdır bilinmez.Kendine acıyan bu adam aslında dile getiremediğimiz, hayata dair isteklerimizi gerçekleştiremediğimiz eksikliklerimizi yüzümüze vuruyor.Hepinizin içinde bir parça dünya ağrısı vardır;hissedin diyor,derinden hissettiriyor.

Toplumsal yıkımlar,  kitlesel cinayetler,ensest ilişkilerin yanı sıra, geçmişiyle yüzleşmeye çalışanların kendilerine dair acımasız yargılarını bulacağınız bu kitap, Ayfer Tunç’un deyimiyle ”Kelimelere sıkılmış bir yumruk.”

Kitabı okurken her zamanki gibi altını çizdiğim satırları yol göstermesi açısından sizlerle paylaşmak istedim;

Derdim dünya şükran.Dünya bende ağrı yapıyor anladın mı? Anlamadın. Anlamazsın. Çünkü kadınsın. Dünyadan şikayet etmek bir lüks ve bu lüks kadınlara tanınmamış. Senin varlık sebebin bu berbat hayatımızın çarkını çevirmek, ama sen bu çarkı bir durdursan varya dünya göçer inan.

 

 

 

Hikayeler insanı kendi kuyusundan çıkarıp başkasının kuyusuna atar.

 

Mürşit onları izlerken gözlerinin ve dudaklarının aşağıya baktığını düşündü.Hayatın bu adamları içe çektiğini.İnsanın yaşlandıkça kısalmasının nedeni bu.Kemiklerin kısalmasıyla ilgisi yok.Yer çekimi denen şey dünyanın yorgunluğu aslında, bizi yere çeken şey dinmeyen yorgunluk.

 

 

Burada dünya ağrısını dindirecek bir yer var mı? Dünyada dünya ağrısını dindirecek bir yer var mı? Yok. Dünyanın kendisi ağrı.

 

 

Sen bana bir kahve yap, ben de sana bu hayat yaşanılabilir birşeymiş gibi yapayım.

 

 

Aşkı aramak altın aramaya benziyor Şükran çok yorucu. Toprağı kazacaksın, toz edeceksin,  eleyeceksin eriteceksin, parlak parçacıkları birleştireceksin, aşk yapacaksın, zor!

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.