Ekoseksüellik (Ecosexulaity)

0

Ülkemizde henüz geniş çaplı bir yer edinemese de yurt dışında her geçen gün bünyesine yeni katılımcılar katan bir akım Ekoseksüellik.

Birçok insanın algıladığına göre Ekoseksüel insanlar çevreye olan duyarlılıklarıyla dikkat çekiyor. Ağaçları kucaklıyor, toprağı okşuyor, ormanda çırılçıplak koşuyor, ağaçlara sürtünüyor, birbirleriyle sevişecek olduklarında çimenden yapılmış ağlıklar takıp tabiatı soluyorlar.

İçinde cinsellik barındıran bu akım aslında çevre duyarlılığı hareketi. Özellikle küresel krizin ciddi boyutlarda kendini gösterdiği şu dönemde, ekoseksüelliğinde bu duyarlılıkta dengeli bir şekilde arttığını söylemek mümkün. Bu yüzden Ekoseksüel hareket hızlı bir şekilde marjinal olmaktan çıkıp ana akım bir hareket olmaya başlamış durumda. Ekoseksüelliğin hızlı yükselişinde cinselliğin etkin ve güçlü dikkat çekme aracı olmasının payı oldukça büyük. Bu nedenle çevre bilincinin oluşmasında Ekoseksüellik ciddi bir basamak.

Ekoseksüel hareket büyüme hızını hiç kuşkusuz San Francisco’da yaşayan, performans sanatçısı ve aktivist lezbiyen çift Annie Sprinkle ve Elizabeth Stephens’e borçlu. Ekoseksüllik onların kişisel mücadelesi haline gelmiş demek de mümkün. Ekoseksüellik üzerine çalışmaları bile var bu çiftin: ”Ekoseks Manifestosu”.Bunun yanı sıra Ekoseksüelliğe dair film ve belgesel çalışmalarında da bulundular. Bu çift Ekoseksüelliğin yeni bir cinsel kimlik olduğunu öne sürmekte hatta 2015 yılındaki San Francisco Onur Yürüyüşü kapsamında LGBTİ kısaltma adına resmi olarak ”E” harfinin de eklenmesi amacıyla çeşitli etkinlikler gerçekleştirmişlerdir. Stephens , daha o dönemlerde kendini Ekoseksüel olarak tanımlayan en az yüz bin kişi olduğunu belirtiyordu.

Ve son olarak geçtiğimiz günlerde Loren Kronemyer ve Lan Sinclair tarafından tasarlanan Ekoseksüel hamam, deneysel sanat etkinliği Syndey Liveworks Festivalinde sergilendi. Sanatçılar bu deneyimi ”Bilinç halinden uzaklaşmaya doğru giderken türler arasındaki bariyerleri eriten bir tür ‘kuralsız fantezi’ olarak tanımlıyor. Yapıtın ortaya çıkış nedeni elbette küresel çevre krizi.

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.