‘Fazla Şiirden Ölen Şair’ Edip Cansever

0

Edip Cansever’i, ‘fazla şiirden ölen şair’ diye tanımlamıştı Cemal Süreyya. ‘Otellerin şairi’ olarak diye de anılan Edip Cansever, 8 Kasım 1928 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. Öğrenim hayatına Kumkapı Ortaokulu ardından İstanbul Erkek Lisesi’nde devam etti. Bir süre Yüksek Ticaret Okuluna giden Edip Cansever, kısa bir süre için Kapalıçarşı’da antikacılık yaptı. 28 Mayıs 1986 yılında Bodrum’da hayatını kaybetti.

İlk şiiri 1944 yılında Düşünce dergisinde yayınlandı. İlk şiir denemelerini önce Garip akımından etkilenerek yazarken daha sonra ise İkinci Yeni akımı içinde özgün örnekler ortaya çıkardı.

Değişik bir söyleyişin, imge düzeninin egemen olduğu şiirlerinde çağdaş insanın yabancılaşmasını düşünsel yanı ağır basan bir anlayışla işledi, yaşanan gerçekliği belli bir dünya görüşüyle irdelemeyi amaçladı.

Memet Fuat’ın anlatımıyla, “Edip Cansever de, Turgut Uyar gibi, çok sesli bir şiirin yaratıcısı oldu. İkinci Yeni içindeki yeri, anlama verdiği önemle, Turgut Uyar’a yakındı. Anlatılamayan, anlatılamadan kalan şeyleri bulup çıkarmaya, anlatmaya çabaladı. Orta malı edilmemiş anlamlan sadece insanın iç dünyasında değil, yaşamın çeşitli dış görünümlerinde de yakalamayı başardı.

Uzun soluklu  şiirlere eğilim duydu. Geleneksel şiirin değişmez kuralı olarak görülen ‘yoğunlaştırma’ya, şiiri yakalamak için sözü sıkıştırmaya yakınlık duymadı.

Eserlerinde, “otel” metaforunu çok fazla kullandığı için edebiyatımızda “Oteller Şairi” olarak anıldı.

En çok bilinen şiirlerinden biri olan “Sera Oteli” için Salah Birsel “Bu şiir Cansever’in portresidir” ifadesini kullanmıştır. Edip Cansever’i İkinci Yeni topluluğunun diğer isimlerinden ayıran en önemli farklardan biri, dize alışkanlığını tamamen kırmış olmasıdır.

Öyküye, tasvire ve diyalog tarzı yazılara şiirlerinde oldukça fazla yer vermiştir. Bu sebepten dolayı da Edip Cansever’in şiirlerinde İkinci Yenicilere göre metin hacmi oldukça fazladır.

Edip Cansever Eserleri

İkindi Üstü – (1947), Dirlik Düzenlik -(1954), Yerçekimli Karanfil – (1957), Umutsuzlar Parkı – (1958), Petrol – (1959), Nerde Antigone -(1961), Tragedyalar – (1964), Çağrılmayan Yakup – (1969) , Kirli Ağustos – (1970) , Sonrası Kalır – (1974) , Ben Ruhi Bey Nasılım – (1977), Sevda ile Sevgi – (1977) ,Şairin Seyir Defteri – (1980), Bezik Oynayan Kadınlar – (1982) , İlkyaz Şikâyetçileri – (1984), Oteller Kenti – (1985)

Edip Cansever’in Bazı Şiirleri

Yaşamak Telaşı

Hiç böyle ısınmamıştım

Daldaki vişneye,

Vitrindeki aydınlığa,

Salça kokusuna mutfağımın,

Akan dereye, uçan buluta,

Hiç böyle ısınmamıştım yaşamaya.

 

Bitti O Sevda

Bitti o sevda kesildi çığlıkları martıların

Su gibi bitti, suya karşıt gibi bitti

İtti kıyıyı adına deniz dediğimiz bir şey

Unuttuk ikimiz de her türlü yetinmezliği

Kaybetti kumarda gözlerim

Kaybetti kumarda gözleri.

Bir kuru rüzgarlandı göğüs boşluğumuzda sanki

Uzaklaştı ağaçlar birbirlerinden

Yakınlaştı ağaçlar birbirlerine

Yani her soluk alıp verişimizde bizim

Bir mekik gibi kalbin

Bir mekik gibi kalbim

İşleyip durdu bu yitikliği yeniden.

Ne kaldı

Farkında mısın bilmem

Gündüzler..

Gündüzler biraz azaldı.

Gidemeyiş

Güz ve kış ve ilkbahar geçti

Yaz çarçabuk geçti

Hepsi tekrar tekrar geçtiler

Bu bana uzun geldi

Gecem avurtlarım gibi çöktü

Ve çöktüm

Sabahım, sabahlarım

Kabından taşan sütler gibi büyüdü

Ve taştım

Gün güne taşındı, yıl yıla

Gitmedim, gidemedim…

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.