Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev-Etienne de La Boétie

Étienne de La Boétie’nin  ”Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev” yapıtı bizlere bugün de birçok şey öğretir. Siyasal düşünce tarihinde yeni bir yaklaşımın öncüsü olmuştur.

Étienne de La Boétie, 1 Kasım 1530 yılında Fransa’nın Akitanya bölgesinde dünyaya geldi. Erken yaşta yetim kalan  La Boetie, amcasının yanında yaşadı.1553 yılında Orleans Üniversitesi Hukuk Fakültesinden mezun oldu.

Siyaset olgusunu iktidar ilişkileri biçiminde algılayan La Boétie, bugün bile kafaları kurcalayan, “insanların nasıl olup da itaat etmekle kalmayıp boyun eğmeyi, hatta kulluk etmeyi arzuladıkları” sorununu yapıtının odak noktasına yerleştirir.

Tiran’ın ya da “Bir”in iktidarından yola çıkarak XVI. yüzyıl Fransa’sında artık açıkça belirginleşmeye başlayan modern devletin gerçeğine ulaşır.

Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev, çoğunluğun tek bir kişiye boyun eğmesinin nasıl mümkün olduğunu ve insanların gönüllü kulluktan nasıl kurtulabileceğini anlatırken devlet ve iktidar ilişkilerine de yeni yaklaşımlar getiriyor.

 

 

 

 

 

 

 

Boyunduruk altında doğan insanlar, kulluk kölelik ortamı içinde büyütülüp eğitilirler. Dolayısıyla bu insanlar, siyasal iktidarı tehlikeye sokacak herhangi bir eyleme kalkışmazlar. Böyle bir eylemin getirdiği özgür düşünceden, özgür iradeden yoksundurlar; kurulu düzeni sevip benimserler, sürdürdükleri yaşamın dışında başka yaşam biçimlerinin bulunduğunun ya da bulunabileceğinin farkında bile olamazlar.

Halklar kendini sevene karşı kuşkulu, kendisini aldatana karşı ise saftır. Ağızlarına çalınan iki parmak bal ile cezbedilen halkların; avcı düdüğüne kanıp tuzağa düşen bir kuştan daha saf, yem için oltaya takılan bir balıktan daha alık olabileceğini düşünmeyin. Pohpohlandıklarında, hemen kendilerini teslim etmeleri şaşılacak şeydir. Tiyatrolar, oyunlar, gösteriler, acayip hayvanlar, madalyonlar, tablolar ve diğer uyuşturucular eski halklar için kulluklaşmanın yemi, özgürlüğü yitirmenin bedeli, tiranlığın araçlarıdır.

Halk bir kere kulluklaşmaya görsün, özgürlüğü öylesine unutuyor ki, artık onun uyanıp yeniden özgürlüğünü ele geçirmesi olanaksız oluyor.Üstelik halk çok içten ve istekli bir biçimde kulluk (hizmet) ediyor. Bu durumu gören, onun özgürlüğünü değil de köleliğini kaybettiğini sanır.

”Gönüllü kulluk”a giden yolda önemli bir soru! Sayısız millet, sayısız medeniyet nasıl oluyor da tek bir insanın etrafında toplanabiliyor? Aslında gücün tamamı kendisindeyken bu gücü neden bir kişi üzerinden kurguluyor?

Siz iktidara rıza göstermezseniz, o kendiliğinden yıkılır.

Yakın dostu, büyük Fransız düşünürü Montaigne’in, “Kanımca, La Boétie çağımızın en büyük insanıdır” diye söz ettiği  Etienne de La Boétie’nin ”Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev” kitabı bugün de okunması gereken başyapıtlardan…

 

 

 

2 Yorumlar
  1. […] yazımızı başarılı bulduysanız, bir de Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev yazısına bakmanızı […]

  2. […] çok beğeneceğiniz  Gönüllü Kulluk Üzerine Söylev yazımıza bir […]

Yorum Yapın

E-postanız yayımlanmayacak.