İlkel Komünizm Nedir?

0

İlkel Komünizm, temel kaynaklar üzerinde ortak hak, otoriter yönetim ya da babadan oğula statü aktarımının yokluğu ile insanlık tarihinde ekonomik tabakalaşma ve sömürüden önce gelen eşit ilişkileri anlatır.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sınıflı toplumlardan gelen seyyahların eskiden beri inceleme konusu olan, Thomas More’un Ütopya’sı gibi, hümanist metinler üzerinde ve siyasal başkaldırıcılarla deneysel sosyalist toplulukların kurucuları için ilham kaynağı olan ilkel komünizm kavramı, ilk olarak 1877 yılında Lewis Henry Morgan tarafından demografik olarak tanımlandı.

İlkel komünizm, Karl Marx ve Friedrich Engels’e göre avcı ve toplayıcı ilk insan topluluklarına verilen bir kavram.

”Ailenin Kökeni”nde Engels, ilkel komünizmi ve dönüşüm sürecini incelemek için hem Marx’ın ”eskil toplum” üzerine notlarını, hem de Morgan’ ı kullandı. Morgan ve diğerlerinin verilerine, Marx’ın kapitalizm tahlilinin merkezinde yer alan kullanım için üretimden, değişim için meta üretimine geçiş kavramını uyguladı. Buna, komünal aile ilişkileri ve cinsiyetler arasındaki eşitlikten ailenin ekonomik biçimler haline gelmesi ve kadınların erkeklere tabi olması süreci hakkındaki kendi fikirlerini de ekledi.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlkel komünizm modelinin ilk insan topluluklarının bazılarına uyarlanabilirken bütününe uyarlanamayacağı, çünkü bazı avcı ve toplayıcı topluluklarının erzak depoladığı ve bu sayede sosyal sınıf oluşturdukları söylenir.

Marx ve Engels’in ortaya koyduğu görüş şu yönde: İlkel komünist topluluklarda herkes yiyecek bulmakla görevli ve avcılık ve toplayıcılık sonucu elde edilen yahut üretilen her şey herkes tarafından paylaşılır. Kişisel giyecek ve benzeri eşyalar hariç neredeyse hiç özel mülkiyet yoktur çünkü bu topluluklar artı değer yaratmaz ve üretilen şey çabucak tüketilir. Ev ve aletler bütün komün tarafından ortaklaşa kullanılır ve devlet yoktur.

 

Avcı ve toplayıcılıktan yerleşik tarımcılığa geçildiği Neolitik Devrim ile sınıflar, kölecilik ve özel mülkiyet ortaya çıkar.

Marksizm`e göre eğer bu topluluklar yeteri kadar uzun süre dayansaydı komünizme geçiş yapabilirlerdi, çünkü üretim araçları ortaklaşa kullanılmaktaydı ve herkesten yeteneğine göre, herkese ihtiyacına göre temel ilkesi görece gerçekleşmekteydi. Fakat komünizm, bilinciyle ve yüksek üretim yeteneğiyle ilkel komünizmden ayrılır.

Karl Marx insanlığın klasik toplum, feodalizm ve şimdi içinde bulunduğu kapitalizm dönemine yükselmesinde ilkel komünizmi ilk ve asıl çıkış noktası olarak görür. Ardından sosyal evrimdeki sonraki adımın komünizme geri dönüş olacağını gösterir ancak bu insanlığın zaten deneyimlediği ilkel komünizmden çok daha yüksek bir seviyede olacaktır…

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.