İoanna Kuçuradi İnsan ve Değerleri

0

İoanna Kuçuradi, Türkiye Felsefe Kurumu’nun başkanı olan Türk filozof.

Dünyanın en tanınmış felsefecilerinden biri olan ve insan hakları konusunda önemli çalışmaları bulunan, Felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’yi ne yazıktır ki, kimse tanımıyor!

Sadece Türkiye’de değil, dünyada da felsefe ve insan hakları denince ilk akla gelenlerden olan bu ismi bilmenizi istiyorum.

”Felsefenin bilge annesi” olarak bilinen Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, yıllarını felsefeye ve felsefe eğitiminin yaygınlaştırılmasına vermiş bir bilim insanı.

Dünya Felsefe Federasyonları Başkanlığı gibi çeşitli görevler üstlenmiş, 2001’de Dünya Felsefe Kongresi’nin Türkiye’de toplanmasını sağlamış bir isim.

İoanna Kuçuradi İnsan ve Değerleri

Aynı insanların, aynı eylemlerin, aynı olayların, aynı durumların farklı şekillerde değerlendirilmesi insan dünyasının bir olgusudur.Bu olgu kimi düşünürleri “değerlerin göreli olduğunu” ileri sürmeye ve bundan eylemle ilgili sonuçlar çıkarmaya götürmüştür.

Kuçuradi, insanların en büyük probleminin karşısındakini dinlememek olduğunu şu sözlerle ifade etti: ‘İnsanlar oturup bir saat konuşuyor ama herkes kendi monologunda devam ediyor. Bugünkü konuşmaları sağırların diyaloguna benzetiyorum. Anlamaya çalışmaktan çok anladığını sandığına cevap veriyorlar.”

Kuçuradi’ye göre insanın değerli bir varlık olduğunu kabul etmezsek ne etiği ne de insan haklarını temelendirebiliriz. İnsan değerli bir varlıktır, çünkü değerler üretir.

Bilim, felsefe, teknoloji, hukuk, edebiyat…bunlar değerlerdir.

İnsan esas itibari ile değerler üreten bir varlık olduğu için bu değerleri üretmesinin olanaklarına ortam sağlamak gerekir.

Kuçuradi değer, değer yargısı, değer biçme, değer atfetme gibi kavramların üzerinde titizlikle duruyor..

Değerler sistemimizi oluştururken bilgilerimiz, deneyimlerimiz, yaşantımızın arka planı rol oynar.

Etik değerler insanın onurunu oluşturur. İnsan onuru ise, insan türünün en başta etik başarıları ve bilincini oluşturur.”

Mesleki normlar, günlük hayatında insan davranışlarında kullandığı, yalnızca onu gerçekleştiren için anlamlı olan eylemler, toplumun veya geleneklerin getirdiği eylemler evrensel etik değerler olarak kabul edilemez.

 

Yaşamda öyle anlar vardır ki iki değer çatışır. Bu duraksatır insanı ama yaşam durmadığı için bir seçim yapmak gerekir. İşte trajedi böyle bir şeydir.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.