Niçin Felsefe Öğrenmeliyiz?

0

Niçin Felsefe Öğrenmeliyiz? Çünkü Marksizm, bir felsefeye ve bir metoda, diyalektik materyalizmin felsefesine ve metoduna sıkı sıkı bağlıdır. Şu halde Marksizmi iyi anlamak için ve burjuva teorilerinin kanıtlarını çürütmek için olduğu kadar, etkin bir siyasal mücadele üstlenmek için de bu felsefeyi ve bu metodu incelemek zorunludur.

Gerçekten de Lenin, şöyle demişti; Devrimci teori olmadan devrimci hareket olamaz. Bu, her şeyden önce, “teoriyi pratiğe bağlamak gerekir”, demektir.

Pratik nedir? Pratik; teoriyi hayata geçirmektir. Örneklersek: Sanayi ve tarım, bazı teorileri (kimyasal, fiziksel ya da biyolojik ), hayata geçirirler yani gerçeğe dönüştürürler.

Teori nedir? Teori, gerçekleştirmeyi istediğimiz şeylerin bilgisidir. Yalnızca pratik olabilir (ama o zaman yalnızca göreneğe dayanarak gerçekleştirilir. Yalnızca teori olabilir ama o zaman da tasarlanan, kafada planlanan şey çoğu zaman gerçekleşmez.

Felsefe Öğrenmek Zor Mudur?

Felsefe öğreniminin, işçiler için, özel bilgiler gerektiren, oldukça zor bir şey olduğu düşünülür. Burjuva el kitapları, onları bu zorluklara inandıracak ve onları ancak yıldırabilecek biçimde kaleme alınmıştır.

Genel olarak öğrenmenin, özellikle de felsefe öğrenmenin zor olduğunu inkar edemeyiz. Ancak bu zorluklar elbette aşılabilir güçlüklerdir. Bu zorluk, özellikle okurların çoğunluğu için yeni bilgiler olmasından kaynaklanır.

Felsefe Nedir?

Halk dilinde filozof denince, ya bulutlar üzerinde yaşayan ve her şeyi hoş gören, ya da hiçbir şeye aldırmayan kimse anlaşılır. Oysa tam tersine, filozof, bazı sorulara, kesin ve açık çözümler bulmak isteyen kişidir. Eğer felsefenin, evrenin (dünya nereden geliyor? nereye gidiyoruz? vb.) sorularına cevap bulmak istediği dikkate alınırsa, elbette ki, pek çok şeyle uğraştığı ve söylenenin aksine çok şeye aldırdığı görülür.

Daha az genel olan sorunlar, bilimlerce incelenir. O halde felsefe, bilim dallarının bir uzantısıdır. Bu anlamıyla felsefe, bilimlere dayanır ve onlara bağlıdır. Burada şunu ekleyelim; Marksist felsefe, bütün sorunların çözümüne bir metot getirir ve bu materyalizm denen şeye ilişkindir.

MATERYALİST FELSEFE NEDİR?

Felsefe, dünyanın en genel sorunlarına bir açıklama bulmak ister. Ama insanlığın tarihi boyunca bu açıklama her zaman aynı olmadı. İlk insanlar da doğayı, dünyayı açıklamak istediler, ama bunu başaramadılar. Gerçekten de dünyayı ve bizi çevreleyen olayları açıklama olanağını bize veren, bilimlerdir; oysa bilimlerin ilerlemelerine olanak sağlayan buluşlar çok yenidir.

Halk dilinde, materyalist denince, maddi zevkleri tatmaktan başka bir şey düşünmeyen kimse anlaşılıyor. Madde (mattiere) sözünü içeren materyalizm kelimesi üzerinde sözcük oyunu yapılarak, ona bütünüyle yanlış bir

Demek ki, ilk insanların araştırmalarına bir engeldi. Bunun içindir ki tarih boyunca, bu bilgisizlik nedeniyle, dünyayı olağanüstü güçlerle açıkladıklarını görüyoruz. Bu, isteyen dinlerin bilime aykırı bir açıklamadır. Sonra yavaş yavaş, yüzyıllar boyunca bilim gelişecek, insanlar, bilimsel deneyimlerden   yola çıkarak maddi olgularla dünyayı açıklamayı deneyecektir buradan, -şeyleri bilimlerle açıklama iradesinden-, materyalist felsefe doğdu. Şunu aklımızda tutalım ki, materyalizm, evrenin bilimsel açıklamasından başka bir şey değildir.

Materyalist felsefenin tarihini incelerken, bilgisizliğe karşı mücadelenin ne kadar çetin ve güç olduğunu göreceğiz. Ayrıca şunu da belirtmek gerekir ki, materyalizm ve bilgisizlik, yan yana, birada-da varlıklarını sürdürdüklerine göre zamanımızda da bu savaşım henüz son bulmamıştır.

Marx ve Engels, işte bu mücadelenin ortasında işe karıştılar. 19. yüzyılın büyük buluşlarının önemini anlayarak, materyalist felsefeye, evrenin bilimsel açıklamasında çok büyük ilerlemeler yapma olanağım sağladılar. Böylece diyalektik materyalizm doğdu. Sonra, ilk olarak, dünyayı yöneten yasaların, toplumların gelişmesini açıklamaya yaradığını anladılar; böylece ünlü tarihsel materyalizm teorisini dile getirdiler.

Materyalizm İle Marksizm Arasındaki İlişkiler Nelerdir?

Materyalizmin felsefesi, Marksizmin temelini oluşturur.

Dünyanın sorunlarına bilimsel bir açıklama getirmek isteyen bu materyalist felsefe, tarih boyunca, bilimlerle birlikte aynı zamanda ilerler. Dolayısıyla, Marksizm de bilimlerden çıkmıştır, bilimlere dayanır ve bilimlerle birlikte evrim gösterir.

Marx ve Engels’ten önce de birçok kez ve değişik biçimlerde materyalist felsefeler ortaya çıktı. Ama, 19. yüzyılda bilimler ileriye doğru büyük bir adım attıklarından, Marx ve Engels, çağdaş bilimlerden yola çıkarak, bu eski materyalizmi yenilediler ve bize, diyalektik materyalizm denilen ve Marksizmin temelini oluşturan çağdaş materyalizmi sundular.

Bu birkaç açıklama ile görüyoruz ki, söylenenin tersine, materyalist felsefenin bir tarihi vardır. Bu tarih, bilimlerin tarihine sıkı sıkıya bağlıdır. Materyalizm üzerine kurulmuş olan Marksizm, tek bir adamın kafasından çıkmamıştır. O, daha Diderot’da çok ilerlemiş bulunan eski materyalizmin uzantısı ve sonucudur. Marksizm, 18. yüzyıl ansiklopediklerinin geliştirdiği ve 19. yüzyılın büyük buluşlarının zenginleştirdiği materyalizmin açılıp gelişmesidir. Marksizm, canlı, yaşayan bir teoridir. Bu noktada, Marksizmin, sorunlara bakış açısını göstermek için herkesin bildiği sınıf mücadele sorununu örnek olarak alacağız.

İnsanlar bu sorun üzerinde ne düşünürler? Bazıları, ekmeği savunmanın, politik mücadeleden tamamen ayn olduğunu düşünür. Diğer bazıları, örgütlenme zorunluluğunu inkar ederek, sokakta yumruklaşmanın yeterli olduğu görüşündedirler

Daha başkaları ise, yalnızca politik mücadelenin bu soruna çözüm getireceğini önü sürerler. Marksist için, sınıf mücadelesi, şunları içerir,

  1. Ekonomik mücadele,
  2. Politik mücadele,
  3. İdeolojik mücadele, Şu halde sorun, bu a alana birlikte yerleştirilmelidir.
  4. Barış uğruna savaş verilmeden, özgürlük savunmadan ve bu amaçlar için savaşıma yarayan düşüncelerin tamamı savunulmadan, ekmek için mücadele verilemez.
  5. Marx’tan bu yana gerçek bir bilim haline gelmiş olan siyasal savaşım için de durum aynıdır: Böyle bir savaşım yürütmek için, hem ekonomik durumu, hem de ideolojik akımları göz önüne almak zorunludur.
  6. Propaganda ile kendini gösteren ideolojik savaşıma gelince, bu mücadelenin etkili olması için, ekonomik ve siyasal durumu hesaba katmak gerekir.

Bu anlamda, bütün bu sorunlar, birbirlerine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu bakımdan, sınıf mücadelesi denilen bu büyük sorunun herhangi bir görünümü, örneğin bir grev karşısında, sorunun bütün verilerini ve bütünüyle sorunun kendisini dikkate almadan bir karar alınamaz.

Şu halde, bütün bu alanlarda savaşım verme yeteneğinde olan, hareketi doğru yönlendirecektir.

Bir Marksist, sınıf mücadelesi sorununu işte böyle anlar. Oysa her gün sürdürmek zorunda olduğumuz ideolojik savaş, ruhun ölümsüzlüğü, Tanrı’ nın varlığı, evrenin başlangıcı gibi çözümlenmesi güç sorunlarla karşı karşıyadır.

Kaynak :  Georges Politzer, Felsefenin Başlangıç İlkeleri

 

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.