Platon’un Mağara Alegorisi

0

Platon’un mağara alegorisi, gerçekliğin doğasını açıklamak için en iyi bilinen, en anlayışlı girişimlerden biridir. Mağara, çoğu insanın durumunu temsil eder ve mağaradan dramatik bir çıkış hikayesi, gerçek anlayışın kaynağıdır.

Antik klâsik Yunan filozofu olan Platon, aynı zamanda Batı dünyasındaki ilk yüksek öğretim kurumu olan Atina Akademisi’nin kurucusudur.

Platon’un Gerçeklik Felsefesi

Yaşamış olan herkes, aynı sorunun bir versiyonunu yaşamın bir noktasında sordu: Neden buradayız? Bütün bunların amacı nedir? “Gerçeklik” nedir ve bununla ne yapacağım?

Mağaranın Alegorisini yazan Yunan filozof olan Platon, bu felsefi soruların bazılarına, özellikle de gerçekliğin doğasına dair cevap vermeye çalıştı.

Mağara Alegorisi Nedir?

“Bazı insanlar karanlık bir mağarada, doğdukları günden beri mağaranın kapısına arkaları dönük olarak ayaklarından ve boyunlarından zincire vurulmuş oturmaya mahkumdurlar. Başlarını da arkaya çeviremeyen bu insanlar, mağaranın kapısından içeri giren ışığın aydınlattığı karşı duvarda, kapının önünden geçen başka insanların, hayvanların ve taşıdıkları şeylerin gölgelerini izlemektedirler.Bu mahkumların sahip oldukları bilgi, onların gözleriyle ve kulaklarıyla kazandıkları duyusal bilgidir ve bu görsel bilgi duvardaki gölgelerin, yani görünüşlerin bilgisidir.İçlerinden biri kurtulur ve dışarı çıkıp gölgelerin asıl kaynağını görür.Kendide gördüklerine inanamaz İnsan için yanılgılardan kurtulmak, eski alışkanlıkları terk etmek çok güç olduğundan, o muhtemelen yeni duruma alışamayacak ve daha önce görmüş olduğu şeyler, ona daha gerçek görünmeye devam edebilecektir ve tekrar içeri girip gördüklerini anlatmaya başlar ama içeridekileri, duvarda gördüklerinin yansıma olduğuna ve gerçeğin mağaranın dışında cereyan etmekte olduğuna inandırması imkansızdır.”

Mağaraya zincirlenmiş insan: Toplumun parçası olan ancak bireyselleşmemiş, farkındalığı gelişmemiş kişiyi temsil eder.

Mağara: Toplumu simgeler.

Zincir: Toplum içerisinde bireyi sınırlayan kalıplar, dogmalar, kurallardır. Bunlar zihnin özgürleştirilmesinde engellerdir.

Gölgeler ise toplum tarafından belirlenen ve benimsenen sorgulanmamış doğrulardır.

Zincirlerini kıranlar, kendi yolunu bulanlar, düşünenler bu gölgelerle yetinmezler. Filozof, kendini bu zincirlerden kurtararak her ne kadar zor ve acı verici olsa da yüzünü cesaretle gerçeğin ışığına dönerek hayatın gerçek anlamını ve doğruyu görebilen kimsedir.

Işık kamaşan gözlere yavaş yavaş verilir.Bu kimselerin mağaraya döndükten sonra gördüklerini diğer insanlara anlatması ve onları inandırması daha da zor olacaktır, çünkü esaret, bağlılık ve karanlık rahattır, oysa gerçekleri görmek ve ışığa bakmak cesaret ister. Yorucu, dikenlerle kaplı ve uzun bir yoldur.

TED-Ed Kanalının hazırladığı bu müthiş videoyu izlemelisiniz…

Platon’un Mağara Alegorisi İnceleme

 

Karanlıktan korkan bir çocuğu kolaylıkla affedebiliriz. Hayattaki gerçek trajedi yetişkinlerin aydınlıktan korkmasıdır.

 

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.